Erzurumlunun meşhur fıkrasını bilir misiniz?
Pirifani bir adam…
Sokakta yürürken…
Bir de bakıyor ki…
Üç dört genç…
Almışlar ortalarına…
Bir genci…
Evire çevire dövüyor!
Bir kişiye…
O kadar kişinin…
Vurduğunu görünce…
Bizim yaşlı amca…
Dayanamıyor…
Yanlarına gidiyor!
Diyor ki…
Hiç utanmıyor musunuz?
Bir kişiye…
Dört kişi vuruyorsunuz?
Vuran gençlerden biri…
Kafasını kaldırıyor…
Dede diyor…
Bu solcu, oruç yiyor…
O yüzden dövüyoruz!
Nihayetinde…
Adam araya giriyor…
Bunları ayırıyor…
Herkes yoluna giderken…
Dayak yiyen gençte…
Fırsat bu fırsat…
Kaçıp kurtuluyor!
Ertesi gün…
Bizim yaşlı amca…
Camiye gitmek için evden çıkıyor!
Yolda…
Bir kuytu yerde…
Ne görse iyi…
Dün dayak atan gençler…
Soteye dizilmiş…
Sigara içiyor…
Bizim yaşlı amca…
Hemen yanlarına gidiyor!
Yahu…
Siz dün…
Oruç tutmuyor diye…
O genci dövmüyor muydunuz?
Siz de oruç tutmuyorsunuz?
İçlerinden yine bir genç…
Diyor ki…
Yaşlı amcaya…
Dede biz tutmayız, tuttururuz!
Biz oruç tutmuyoruz, oruç tutturuyoruz…
İşte dostlar…
Güleriz ama aslında…
Memleketin pek çok meselesini…
Tek cümlede özetler bu söz!
Bu girişten sora…
Asıl meseleye geleyim!
Geçtiğimiz günlerde imamların…
Umre turlarıyla ilgili…
Kaleme aldığım yazıya…
Gelen tepkiler…
Dikkat çekiciydi.
Şaşırtıcı şekilde…
En çok takdiri kimlerden aldım…
Biliyor musunuz?
Gerçek imamlardan…
Gerçek cemaatten…
Yani bu meseleyi…
Gerçekten dert edinen…
Dini samimiyetle yaşayan insanlardan…
Oysa…
Yazımın ardından…
Hep var böyle tipler…
Bir iki kişi…
Camiye belki hayatında…
Pek gitmeyen…
İmamla selamlaşmamış…
İmamları görmeyen…
Ne yaptıklarını ne ettiklerini…
Ama camiler ve imamlar hakkında…
Yazılan her eleştiriye…
Refleks gösteren bir kitle var!
Camiye uğramazlar ama…
Caminin itibarını savunurlar!
Aynen başta anlattığım…
Fıkrada olduğu gibi…
Tutmayız, tuttururuz…
İmamla yan yana…
Saf tutmazlar ama…
İmamlar hakkında…
Tek satır yazıldığında…
Ayağa kalkarlar!
Toplumu da…
Etkilemeye çalışırlar!
Oysa dedim ya…
O yazıdan sonra…
Hem birçok kişi…
Kendine çeki düzen verdi…
Hem de…
Onlarca teşekkür, takdir aldım!
Demek ki mesele…
Din düşmanlığı, değilmiş….
Mesele…
Din üzerinden kurulan düzenmiş!
Bu vicdan sahibi…
Tüm müminleri, cami ehlini…
Rahatsız ediyor…
Camiler ibadethanedir!
Seyahat acentası değildir!
İmamlar da tur lideri değil…
Mihrap görevlisidir…
Camileri bırakıp…
Herkes bir anda…
Umre, mihmandarı olursa…
Bu cemaate…
Kim önderlik edecek?
Öyle değil mi?
Bu arada…
Yeni öğrendim…
Meğer…
Umreye giden gruplara…
Mihmandarlık yapan…
Bir cami imamının…
20 günlük umre turu karşılığında…
60 bin TL alıyormuş!
Bunun dışında, turu düzenleyen…
Acentalardan alınan…
Bedeller var mı, varsa ne kadar…
Onu da bilmiyoruz!
Olduğu söyleniyor!
Ama ben tam olarak nedir, açıkçası…
Bilmiyorum!
Teyit edemedim!
Ki…
Etmekte zor zaten!
Acentalarda imamlarla ortak…
Çalıştığını…
Söylemez yani…
Şimdi durup düşünelim.
Ülkede emekli 20 bin TL maaş alırken…
Bu maaşla geçinmek zorundayken…
Bir kamu görevlisi…
Maaşını alırken…
Üzerine bir de…
20 günlük seyahat için…
60 bin TL kazanıyorsa…
Bu işte bir sorun yok mu?
Burada kimse…
İmam düşmanlığı, yapmıyor!
Aksine…
İmamlığın,,,
İtibarını korumaya çalışıyoruz.
Çünkü imamlık ticaretle yan yana…
Anılmaya başladığında,,,
Kaybeden sadece kurumlar olmaz!
Kaybeden dinin kendisi olur.
Dine gerçekten önem veren herkes şunu sormalı:
Cami niye var?
İmam niye var?
Eğer camiler…
Umre pazarlığının,,,
Yapıldığı mekânlara…
İmamlar da tur organizatörlerine…
Dönüşürse…
Orada artık,,,
Oruç tutmuyor…
Gerçekten,,,
Oruç tutturuyor, oluruz!
Haksız mıyım?
Dünden beri…
Ülke gündemine düşen…
Sayın milletvekilimiz…
Mestan Özcan’ın…
Basın açıklaması sonrası…
Sözleri…
Ve durumu…
Hakkında…
Bir de…
Ben değerlendirmek…
İstiyorum!
Yarın kısmetse…
Bugünlük de…
Bu kadar…
Kalın sağlıcakla…





